Facebook
Twitter
Siyaset'in Amacı Halkın Yüzünü Güldürmektir
Ali Kırca | ATV - Ana Haber | 1.6.2007
Videosu için tıklayın
[ Videosunu İzle]

Ali Kırca:

Bu transferlerden ikisi özellikle çok konuşuldu. Merkez soldan AK Partiye geçen Ertuğrul Günay ve merkez sağın sembol isimlerinden biri iken CHP'li olan İlhan Kesici.

Geçtiğimiz günlerde Günay'la canlı yayında konuşmuştuk, bugün de diğer önemli isim İlhan Kesici konuğumuz. Hoşgeldiniz.

İlhan Kesici: Sağ olunuz efendim, çok teşekkür ediyorum..

Ali Kırca: Geçekten çok konuşuldu sizin bu değişiminiz, ya da parti değiştirmeniz, ya da görüş değiştirmeniz. Önce, aşağıda da izliyoruz dediniz ki, Baykal'la görüşürken ve bu açıklamayı yaparken, "normal zamanlarda parti değiştirmek doğru değil".

İlhan Kesici: Doğru.

Ali Kırca: Peki hangi zamanlardan geçiyoruz, hangi zaruret parti değiştirmeyi normal kıldı?

İlhan Kesici: Bana göre olağanüstü şartlardan geçiyoruz.

Demin ki sizin açılış cümlenizi biraz daha kuvvetlendireyim izin verirseniz.

Bizim halkımız bizim milletimiz parti değiştirmeleri sevmez, ben de sevmem.

Hele bir partinin, daha ziyade bu bir parlamento dönemi içerisinde başka bir partiden oy alıp, aynı dönem içerisinde başka bir partiye geçmiş olan insanları katiyen sevmez.

Bizim halimiz ona benzeyen bir hal değildir ama, bizim parti değiştirmemizi de normal şartlarda sevmez.

Ben buna olağanüstü şartlar diyorum. Olağanüstü şartları da sadece şimdi görmüş filan da değilim.

Bizim bir internet sitemiz var, www.ilhankesici.org.

Orada tarih sıralamasına bakarlarsa arkadaşlar oradan görürler.

8 Mart 1998 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinde, benim zaten topu topu üç yıllık bir parlamenterliğim vardır, tam dokuz senedir nadastayız, ben öyle tabir ediyorum.

Ama bir gölge kabine gibi çalışıyorum ben, bu dokuz senedir parlamentonun dışında olduğum zamanda.

8 mart 1998 tarihinde Türkiye'de hiçbir sıkıntılı iklim görülmüyor idi. Ne ekonomide öyle bir hal görünüyordu, ne 2001 krizi olmuş, ne krizin ertesindeki vahim hadiseler olmuş, ne de Türkiye'de şimdi dış politikada görülen haller filan olmuş.

Ama biz Devlet Planlama Teşkilatı uzmanlığından müsteşarlığına kadar ki bütün alışkanlıklarımızla, bazı verileri üst üste, alt alta, yan yana koyduğumuzda, bunu projekte ederiz, ileriye doğru yansıtırız.

O yansıtmada dedim ki, bu tarih 8 mart 1998, yer Türkiye Büyük Millet Meclisi, Anavatan Partisinin kapalı grup toplantısı, basına kapalı olan bölümü. Eğer Türkiye'yi yönetenler, ki Başbakan da orada huzurumuzda yani, Türkiye'yi yönetenler akıllarını başlarına almazlar ise, Türkiye süratle siyaseten 1920 şartlarına doğru gitmektedir.

İktisadi olarak da, bir cihan imparatorluğunu batırmış olan Düyun-u Umumiye'nin yeni versiyonu denilebilecek olan, post-modern bir Düyun-u Umumiye sürecine doğru gitmektedir.

Benim bunu söylediğim tarih 8 Mart 1998 dir. Türkiye Genel Kurmay Başkanı, 12 Nisan 2007 tarihinde, çok benzer şeyleri söylediler.

Türkiye'nin asıl içinde bulunduğu hal budur, Ali Bey. Yani bütün vatandaşlarımız bunu hissetmemiş olabilirler. Okumuşlarımızın, aydınlarımızın, siyasetçilerimizin bir bölümü de böyle hissetmemiş olabilir. Ama ben bunu böyle görüyorum.

O yüzden, merkez sağın önemli isimlerinden, sembol isimlerinden biri sayılırken sizin tabirinizle, diyelim ki sayılır gibi iken, böyle bir siyasi değişiklik benim çok umurumda değildir.

Eğer, ben Türkiye'yi siyaseten böyle bir halde görüyor isem, iktisaden de böyle bir halde görüyor isem, bu saatten sonra artık parti-marti, sağ-sol, ayrılık-gayrılık benim indimde hiçbir anlam ifade etmeyen şeylerdir.

Ali Kırca: Çünkü size göre olağanüstü şartlardan geçiyoruz.

İlhan Kesici: Evet, şimdi, şöyle diyelim bir izin verirseniz.

Ali Kırca: Buyurun.

İlhan Kesici: Yunanistan'da geçen bir hafta önce, bizim medyamıza da yansıdı, prestijli dergilerinden, gazetelerinden bir tanesi bir kamuoyu anketi yaptı.

Yunanlılar diyorlar ki, yüzde 60'ı diyor ki, Kıbrıs bizimdir. Buna alıştık. Alışmadığımız şeyleri söylüyorum. Yüzde 38'i diyor ki, İstanbul bizimdir. Yüzde 36'sı diyor ki, Ege bizimdir. Bunları da kısmen hadi hissedelim, yüzde 31'i de diyor ki, Karadeniz bizimdir. Bu vahim bir haldir.

Biz sınır ötesi harekat planlıyoruz. Barzani diyor ki oradan, "eğer sınır ötesini Türk askeri geçerse, ben de Diyarbakır'ı ayağa kaldırırım".

Yani şimdi bütün bunların yanında, NATO mahvilleri veya askeri mahviller denilebilecek olan mahvillerde bile - ki çok ciddi mahviller olarak söylüyorum bunu-, Türkiye'nin haritaları, Türkiye'den çıkacak olan, bölünecek olan parçalar...

Ali Kırca: Yani tüm bunlar Türkiye'nin içte-dışta olağanüstü koşullardan geçtiğini gösteriyor.

Şimdi, sizin bu değişiminizle ilgili ben asıl meseleyi sormak istiyorum. O da şu; merkez sağın idelogları derken özellikle de ekonomik alandaki görüşlerinizi biliyoruz.

Şimdi şunu öğrenmek istiyorum, siz mi merkez sağdayken savunduğunuz liberal ekonomik politikaları değiştirdiniz, CHP'ye yaklaştınız; yoksa CHP mi sizin ekonomik politikalarınıza yaklaşmış olacak bundan sonra?

İlhan Kesici: Evet, şimdi onu herhalde pazartesinden itibaren filan görmüş olacağız.

Deniz Bey'in sayın Deniz Baykal Bey'in bize vaki daveti şudur:

Ben bu parti birleşme-bütünleşme vesaire, o süreçleri, çok içinde olmadan, çok dışında kalmadan, biraz içinde biraz dışında olmak üzere takip ettim. Normal yerimiz sayılabilecek olan yerde neden olmayacağımı sizin işte bu akşam ki haberlerinizin bir bölümünde filan da var idi. Yani Erkan Mumcu Bey ile Mehmet Ağar Bey'in yarattığı izlenimleri.

Ali Kırca: Evet.

İlhan Kesici: Buna ilaveten şöyle bir şey hissettim ben, benim herhangi bir katkıma, layık-ı veçhile, ihtiyaç görülmüyor orada. Yani bir katkıma...

Ali Kırca: Merkez sağda...

İlhan Kesici: İhtiyaç hissedilmedi.

Ali Kırca: Oysa burada var diyorsunuz...

İlhan Kesici: Tam bu süreç içerisinde Deniz Bey, Deniz Baykal Bey ile biz bu 8 Mart 1998'den itibaren yani ben bu konuşmayı yaptıktan sonra, zaman zaman uzun, beş saatlik altı saatlik sohbetlerimiz filan vardır Türkiye üstüne, Türkiye'deki olan bitenlerin üstüne. Elbette herhangi bir siyasi beraberlik düşünülmeksizin yani.

Deniz Bey dedi ki, bence de Türkiye'nin hali budur, Türkiye'yi buradan çekip çıkarmak lazımdır gibi düşünüyorum. Ama ülkeyi çekip çıkarabilmek için Türkiye'ye bir iktidar alternatifi ortaya koymak lazımdır.

Bizim halkımız Ali Bey, iktidarı boşlukta bırakmaz. Yani bu gitsin yerine kim gelirse gelsin demez. Yerine geleceği görmeden, göndereceğini göndermez. Ben çok makul buluyorum bu işi yani.

Ali Kırca: Yani yerine getireceğini gördü mü şimdi?

İlhan Kesici: Yani şimdi yerine getireceğini göstermemiz lazım.

Buna eğer teker teker her parti yetecek olsa idi, kendileri gösterirlerdi. Yani birleşmelerine-bütünleşmelerine, kadrolarını zenginleştirmelerine filan bir ihtiyaç olmaz idi. Demek ki böyle bir ihtiyaç var.

Deniz Bey, sayın Baykal da dedi ki, benim senin katkına ihtiyacım var. Ne ile katkına ihtiyacım var? Deminki söylediğimiz internet sitesi yaklaşık 20.000 sayfalıktır; benim 1990'dan bu yana röportajlarım, konuşmalarım, ekonomik görüşlerim, vesaireler filan vardır, yaklaşık 100 saatlik de televizyon görüntüleri vardır, video...

Ali Kırca: Esas olarak sizin ekonomik politikalarınız ve oradaki "birikiminiz"den deneyiminizden yararlanacak.

İlhan Kesici: Bu "müktesebatınız"la, evet...

Ali Kırca: Yani, ona ihtiyacı var sayın Baykal'ın...

İlhan Kesici: Evet. Bu nasıl biz "Avrupa Birliği müktesebatı" diyoruz, işte "akü-komüniter" dir Fransızcası, 100.000 sayfadır filan, ona hazırlanacağız filan deriz.

Bizim de burada 20.000 sayfalık bir İlhan Kesici müktesebatı var. Sayın Baykal, bu müktesebata ihtiyacım var, dedi. Bu çok hoş bir şey.

Şimdi bu noktada da bir samimiyet testi bakımından da bakalım. Peki, Cumhuriyet Halk Partisi baraj sınırında mıdır da, biz de gelirsek, bize benzeyen birkaç arkadaş daha gelirse hiç olmazsa barajı aşar filan? Hayır, Cumhuriyet Halk Partisinin böyle bir derdi yok, değil mi.

Ali Kırca: Matematik adamısınız, Cumhuriyet Halk Partisinin oy oranını nasıl görüyorsunuz?

İlhan Kesici: Ben birinci parti çıkmamız lazım diye düşünüyorum.

Ali Kırca: Yüzde kaç?

İlhan Kesici: Yüzde 30'un üstü.

Ali Kırca: Diyorsunuz.

İlhan Kesici: Evet, yani o olması lazım geldiğine inanıyorum.

Ali Kırca: Anladım. Peki, ben...

İlhan Kesici: Yüzde 30'un altına doğru Adalet ve Kalkınma Partisini çekmemiz, yüzde 30'un üstüne doğru bizim de yukarı çıkmamız lazımdır ki...

Ali Kırca: Hedef bu olmalı diyorsunuz.

İlhan Kesici: Yani bu olsun.

Yani bu Türkiye siyaseten 1920 şartlarına doğru gidiyor ise, iktisaden de post-modern Duyun-u Umumiye'ye doğru gidiyor ise, halkla devletin aynı zamanda, şimdi buradaki hadise, bu birleşme-bütünleşme işi şudur Ali Bey.

Bir, milletimizin değerleri var; iki, Cumhuriyetimizin ve devletimizin ilkeleri var.

Bu Adalet ve Kalkınma Partinin üst yönetimi, ben buna dar çekirdek kadro diyorum, Abdüllatif Şener Bey bile dayanamadı diye tercüme etmek lazımdır.

Şimdi iç işlerine girmeyi de zarif bulmam ama, öyle de yorumlamam, bu dar çekirdek kadronun elinden Türkiye yönetiminin alınması lazımdır.

Burada önemli nokta, bunlar iyi işler yapsınlar; bu arkadaşlar diye, bunlara oy vermiş insanlarla yani on milyon civarında oy vermiş vatandaşla, bu Adalet ve Kalkınma Partisinin dar çekirdek kadrosunu, Türkiye'nin başını belaya sokan dar çekirdek kadroyu birbirinden ayırmak ve oy veren seçmeni incitmemek lazımdır.

Onların hiçbir kusuru yoktur. Sivas yüzde 54.5 oy verdi Adalet ve Kalkınma Partisine, Türkiye üçüncüsüdür. Erzurum 56.5 oy verdi, Türkiye birincisidir. Bunlar bunlara bu oyları verirken, haraç mezat özelleştirmeler yapsınlar, Kıbrıs'ta milli kahraman tarzındaki Rauf Denktaş Bey'i neredeyse vatan haini gibi ilan etsinler diye oy vermediler.

O yüzden bu meseleyi doğru algılatırsak, bunun da şeyi şudur; üslubu...

Ali Kırca: Birkaç cümle ile tamamlarsak...

İlhan Kesici: Bununla bağlayalım.

Milletimizin değerleri bu yanda, Devletimizin ve Cumhuriyetimizin ilkeleri bu yanda bunların arasında ufak tefek yara-bere olmuş ise bunu sarıp sarmalayacağız.

Siyaset yaraları kaşıyarak yapılmaz.

Siyaset yaraları sararak, merhemleyerek, pansumanlayarak yapılır.

Bunu yapıp milletimizin değerleri ile, Cumhuriyetimizin ve devletimizin ilkelerini birleştirip, birinci parti çıkmak lazım.

Ali Kırca: Peki. İlhan Kesici çok teşekkürler.

İlhan Kesici: Ben de size çok teşekkür ediyorum.

Ali Kırca: Sağ olun.

2015 İlhan Kesici | ilhankesici@ilhankesici.org Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlâk kurallarına uygun olacaktır.
Ziyaretçilere açık bilgidir.
" http://ilhankesici.org / http://www.facebook.com/pages/Ilhan-Kesici/141420525903157 / http://twitter.com/ilhankesici/ "
dışında kalan tüm internet adresleri ile ilgimiz yoktur.